fatiherikli

İş değişikliği dolayısıyla 1 haftadır tatildeydim. Tatilin başlangıcında Kuzey Ormanları Savunmasının düzenlediği Riva Kampına katıldım. Kamp geçtiğimiz haftasonu (7-8 Eylül)'de yapıldı. Kamptan sonra ancak bu gece bilgisayar başına oturup sabahlayabilme fırsatı bulabildim. Bu yüzden biraz gecikmiş bir blog post'u olacak.

Kampın yapılmasının amacı 3. Köprü için harap edilen ormanlık alanlar için ses çıkarabilmekti. Kampta bu konu hakkında bir panel ve son gün ortak forum düzenlendi. Kamp yerinden ayrılırken ağaçların kesilmeye başlandığı yer de ziyaret edildi ve burada bir basın açıklaması yapıldı.

Kamp 7 Eylül'de başladı. Öğlen vakti kamp alanına ulaşmak için Kadıköy Belediyesinin servis araçlarını kullandık. Yoldayken yoğun bir trafik vardı. Kamp alanına ulaşmak üzereyken de jandarmalar tarafından servistekilere gbt kontrolü yapıldı. Biraz geç olsa da kamp alanına sağsalim ulaşabilmiştik.

Servisler

Kamp yerinde bizi büyük bir kalabalık bekliyordu. Her şey hazırlanmıştı. Dayanışma masası kampın girişine kurulmuştu. Masada çadır ve mat ihtiyacı olan kişilerin iletişim bilgilerini alıyordu.

Dayanışma masası

İşte bu da bizim çadırımız.

Çadırımız

Kamp zamanında çeşitli atölyeler düzenlendi. Deterjan yapımı atölyesi de bunlardan biriydi. İşte atölye sırasında dağıtılan malzeme kağıdından bir parça.

Deterjan Yapımı

Deterjan yapımı atölyesinden sonra ağaç türleri atölyesine katıldım. Bu karede eğitmen arkadaş karaçalı ağacını anlatıyordu.

Ağaç türleri atölyesi

Kamp alanında çeşitli spor aktiviteleri yapılıyordu. Bisiklet atölyesi de bunlardan biriydi. Bisiklet atölyesine katılamadım, ancak slacklining denemesi yapma fırsatı bulabildim.

Bu karede de minik bir arkadaşımızın slacklining çabalarını görebilirsiniz :)

Slacklining

Kampta bir de konser alanı vardı. Birçok grup ve sanatçı bu alanda sahne aldı.

Konser Alanı

Ayrıca gece vakti fotoğraf çekme çabasıyla böyle bir kare yakalamış bulundum. Kendisi kardeşim oluyor. Neden böyle bir poz verdiği konusunda bir fikrim yok. Ancak sevdiğim bir kare oldu :)

Ramazan

Gece soğuk geçmişti ve matımız yoktu. Uyanışımız biraz ağrılı oldu ancak sabah vakti yaptığımız kahvaltı ve ilk çayımızla kendimize geldik.

Kahvaltı sonrası

Kampın 2. günündeydik. Atölyeler devam ediyordu. Ancak öğlenden sonra havanın bozmasıyla kamp alanında kısa süreli bir yağmura tutulduk.

Biraz ıslanmış olsak da kendimizi çadırın içine bir şekilde atabilmiştik. Yağmur şıpırtılarının çadıra düşmesini dinlemek gerçekten huzur vericiydi. Aynı şekilde yağmurdan sonraki toprak kokusu da.

Yağmur

Yağmur dindikten sonra fotoğraf atölyesine katıldım. Atölye Atlas dergisinde çalışan bir fotoğrafçı tarafından verildi. İlk çekimi ufak bir adanın karşısında yaptık.

Ada

Atölyenin sonunda bir de makro çekimi denemesi yaptık. Ancak fotoğraf makinem ve lenslerim makro çekime uygun değildi. Tam anlamıyla bir makro olmasa da şöyle bir çekim yaptım.

Makro

Kamp bittikten sonra servis araçlarıyla dönüş yoluna çıktık. Dönerken ağaçların tahrip edilmeye başlandığı yeri ziyaret ettik. Burada bir basın açıklaması yapıldı. İşte oradan bir kare.

Basın açıklaması

Dolu dolu geçen ve her zaman hatırlayacağım bir kamp oldu. Burada kendime geldim diyebilrim. En azından pazartesi günü işe daha dinç bir şekilde başlayacağım.

Kuzey Ormanları Savunmasını aşağıdaki facebook sayfasından takip edebilirsiniz.

https://www.facebook.com/KuzeyOrmanlariSavunmasi

comments powered by Disqus